En Taze Makaleler

Yearly Archives: 2012

İşletim Sistemleri

İşletim sistemi, bilgisayardaki donanım ile yazılımın birbiri ile uyumlu bir şekilde çalışmasını sağlayan yazılımlar bütünüdür. İşletim sistemleri  bilgisayar yada kullanılan donanım ile ( günümüzde akıllı ev aletleri, mp3, navigasyon  vb tüm araç gereçlerde işletim sistemi yüklü)  kullanıcı arasında tercümanlık yapar. Yani bilgisayar dilini alıp bizim anlayacağımız bir şekilde ekran da gösterir.

01

Günümüzde en yaygın kullanılan işletim sistemleri:

  • Microsoft Windows
  • Mac OS X
  • Linux
  • Android

 

Microsoft Windows

1981 – 1995 yılları arasında MS DOS 1.0 ‘dan MS DOS 6.22 versiyonları geliştirilmiş. 1995 yılın da ilk plug play özelliği (işletim sisteminin donanımı otomatik olarak tanıma özelliği) olan Windows 95 yayınlanmıştır. 1998 yılında Win 95 geliştirilerek Windows 98 yayınlanmıştır. Daha sonra 2000 yılında Microsoftun en başarılı ürünlerinden biri Windows 2000 yayınlanmıştır. Windows 2000 (Win ME)  geliştirilerek 2001 yılında Windows XP versiyonuna dönüştürülmüştür. Ki Windows XP günümüzde hala birçok masaüstü bilgisayarda kullanılan işletim sistemidir. Win 95 ile gelen plug play özelliği Win XP ile daha geliştirilmiştir. Win XP ‘nin plug play özelliği çok güçlüdür. Win XP den sonra Microsoft Vista versiyonu nu geliştirmiştir. Bilgisayarlara Vista işletim sisteminin kurula bilmesi ve makinenin iyi çalışabilmesi için en az 1 GB alan gerekli idi. Buda Vista kurulu bilgisayarların ağır ve verimsiz çalışmasına neden oldu. Aynı bilgisayarda Vista ve Win Xp kurulduğunda bilgisayarın çalışma şeklinde değişiliklere neden oldu. Vista arka planın da çok fazla işlem yaptığı, kaynak istedidiği ve fazla yer kapladığı için kullanıcılardan geçer not alamadı. Daha sonra geliştirilen Windows 2003 Win 2000 ile birbirine benzer özelliklere sahipti. Microsoft firması 2009 yılın da işletim sistemlerini daha da geliştirerek Windows 7 versiyonu nu yayınladılar. Windows 7 sistemi daha önce başarısızlık ile sonuçlanan Vista teknolojisi baz alınarak hazırlandı. Windows 7 Vista’ya oranla daha hızlı bir sisteme sahip ve ara yüzü ile kullanıcılarına daha rahat hızlı ve pratik işlem yapmasına olanak sağlıyor. Windows 7 versiyonu da geliştirilerek 2012 yılında Windows 8 piyasaya çıkarılmıştır. Windows 8 işletim sistemi ile Microsoft günümüz teknolojisi ile işletim sistemini bir araya getirerek kullanıcıların kolayca entegre kendilerine uygun bir hale getirebileceği tasarımı kuvvetli bir sistem geliştirmiştir. Windows 8 ‘in diğer bir özelliği de fiyatının diğer Windows sürümlerine oranla daha ucuz olmasıdır.

Mac OS X

2001 yılında özellikle masaüstü bilgisayarlar hedef alınarak Applen şirketi tarafından geliştirip pazarladığı grafiksel bir işletim sistemidir. 1984 yılın da Apple’ın geliştirdiği Mac OS işletim sisteminin son sürümüdür.  En son Mac OS X 10.6 versiyonu 2009 yılında yayınlandı.

Linux

UNİX benzeri açık kaynak ücretsiz bir işletim sistemidir. UNIX ile aralarındaki fark ise UNIX  paralı Linux ise ücretsiz bir işletim sistemidir. Linux işletim sisteminde aynı anda birden fazla programı açsanız dahi bilgisayarınız sorunsuz çalışır. İşletim sistemini internetten ücretsiz indirip kurulum talimatlarını takip ederek yapabilirsiniz. Açık kaynak koduna sahip olduğu için tespit edilen bir hata Dünyanın herhangi bir yerindeki Linux kullanıcı tarafından kısa sürede çözülebilir. Linux’ın GNOME ve KDE ara yüz versiyonları vardı. KDE dizayn olarak Windows’a daha çok benzer. Windows kullananlar için daha kolaydır. GNOME ise orijinaldir. Windows’a benzemez. Kendi özel ara yüzü bulunmaktadır.

Android

Linux tabanlı açık kaynak kodlu mobil işletim sistemidir. 2007 yılın da Open Handset Allience Android işletim sistemini kurduğunu duyurmuştur. Andorid işletim sistemi açık kaynaklı bir işletim sistemine sahip olduğu için Dünyanın her yerinden çeşitli Android uygulamalar geliştiren yazan geniş bir geliştirici grubuna sahiptir. Android işletim sisteminde yazılım ve kütüphaneler API C diliyle; uygulama yazılımları ise Apache harmony üzerine kurulu java uyumlu programlar ile çalışmaktadır.

Yukarıda en yaygın olarak kullanılan işletim sistemlerinin tarihlerini ve gelişim süreçlerini olabilecek en kısa haliyle özetlemeye çalıştım. Böylece bu makaleyi okuyan kişilerin işletim sistemleri ile ilgili genel bir bilgiye sahip olmalarını temenni ediyorum.

Adım Adım Outlook Kurulumu

Kurumsal ve kişisel mail hesaplarımızı outlook programına ekliyerek; mail hesabımıza gelen postaları her seferinde kullanıcı adı ve şifre girmeden Gönder Al seçeneğini kullanarak maillerimizi alabiliriz. Şimdi 2007 Outlook hesabına kurumsal, gmail ve hotmail mail adreslerini adım adım eklemeyi inceliyebiliriz.

Kurumsal Mail Hesabını Ekleme:

  1. Outlook programı açılır.
  2. Araçlar menüsünden Hesap Ayarları seçilir.
  3. Gelen Hesap Ayarları penceresinde Eposta sekmesinde Yeni seçeneği seçilir.
  4. Yeni E – Posta Hesabı Ekle penceresinde Microsoft Exchange, POP3, IMAP ve HTTP  seçeneğini seçip İleri tıklanır.
  5. Gelen pencerede Sunucuayarlarını veya ek sunucu türlerini el ile yapılandır seçeneğini seçip İleri tıklanır.
  6. Gelen pencerede İnternet E – Posta seçeneğini seçip İleri tıklanır.
  7. Yeni E – Posta Hesabı Ekle penceresi şu şekilde düzenlenir:
  •  Adınız: Kullanıcının göreceği isim yazılıroutlook
  • E-posta Adresi: Mail adresiniz yazılır.
  • Hesap Türü: POP3
  • Gelen posta sunucusu: mail.sunucuadı.com
  • Giden posta sunucusu: mail.sunucuadı.com
  • Kullanıcı Adı: Yukarda yazdığımız mail adresi yazılır.
  • Parola: Mail adresinin şifresi yazılır.
  1. Diğer ayarlar seçilir:

  2. Giden sunucusu ayarlarından Giden sunucum SMTP için kimlik doğrulaması gerekiyor seçilir. Gelen posta sunucum ile aynı ad ayarlarını kullan seçilir

  3. Gelişmiş sekmesinde Gelen sunucu POP3: 110 Giden sunucu SMTP:587 yapılır. Tamam denir.

  4. Hesap Ayarlarını Sına seçeneği ile mail ayarları sınaması yapılır. Sınama maili başarı ile gönderildiği İleri seçeneği kuruluma devam edilir.
  5. Gelen pencerede Son seçeği ile mail kurulumu başarı ile tamamlanır.

Kurumsal ve kişisel mail hesaplarımızı outlook programına ekliyerek; mail hesabımıza gelen postaları her seferinde kullanıcı adı ve şifre girmeden Gönder Al seçeneğini kullanarak maillerimizi alabiliriz. Şimdi 2007 Outlook hesabına kurumsal, gmail ve hotmail mail adreslerini adım adım eklemeyi inceliyebiliriz.

 Gmail Hesabını Ekleme:

  1. Outlook programı açılır.
  2. Araçlar menüsünden Hesap Ayarları seçilir.
  3. Gelen Hesap Ayarları penceresinde Eposta sekmesinde Yeni seçeneği seçilir.
  4. Yeni E – Posta Hesabı Ekle penceresinde Microsoft Exchange, POP3, IMAP ve HTTP  seçeneğini seçip İleri tıklanır.
  5. Gelen pencerede Sunucuayarlarını veya ek sunucu türlerini el ile yapılandır seçeneğini seçip İleri tıklanır.
  6. Gelen pencerede İnternet E – Posta seçeneğini seçip İleri tıklanır.
  7. Yeni E – Posta Hesabı Ekle penceresi şu şekilde düzenlenir:
  •  Adınız: Kullanıcının göreceği isim yazılır
  • E-posta Adresi: Gmail adresiniz yazılır.
  • Hesap Türü: POP3
  • Gelen posta sunucusu: pop.gmail.com
  • Giden posta sunucusu: pop.gmail.com
  • Kullanıcı Adı: Yukarda yazdığımız gmail adresi yazılır.
  • Parola: Mail adresinin şifresi yazılır.
  1. Diğer ayarlar seçilir:
  2. Giden sunucusu ayarlarından Giden sunucum SMTP için kimlik doğrulaması gerekiyor seçilir. Gelen posta sunucum ile aynı ad ayarlarını kullan seçilir
  3. Gelişmiş sekmesinde Gelen sunucu POP3: 995 Giden sunucu SMTP:465 yapılır. Tamam denir.
  4. Hesap Ayarlarını Sına seçeneği ile mail ayarları sınaması yapılır. Sınama maili başarı ile gönderildiği İleri seçeneği kuruluma devam edilir.
  5. Gelen pencerede Son seçeği ile mail kurulumu başarı ile tamamlanır.

Hotmail Hesabını Ekleme:

  1. Outlook programı açılır.
  2. Araçlar menüsünden Hesap Ayarları seçilir.
  3. Gelen Hesap Ayarları penceresinde Eposta sekmesinde Yeni seçeneği seçilir.
  4. Yeni E – Posta Hesabı Ekle penceresinde Microsoft Exchange, POP3, IMAP ve HTTP  seçeneğini seçip İleri tıklanır.
  5. Gelen pencerede Sunucuayarlarını veya ek sunucu türlerini el ile yapılandır seçeneğini seçip İleri tıklanır.
  6. Gelen pencerede İnternet E – Posta seçeneğini seçip İleri tıklanır.
  7. Yeni E – Posta Hesabı Ekle penceresi şu şekilde düzenlenir:
  •  Adınız: Kullanıcının göreceği isim yazılır
  • E-posta Adresi: Mail adresiniz yazılır.
  • Hesap Türü: HTTP
  • Kullanıcı Adı: Yukarda yazdığımız mail adresi yazılır.
  • Parola: Mail adresinin şifresi yazılır.
  1. Gerekli alanlar doldurulduktan sonra İleri seçeneği ile kuruluma devam edilir.
  2. Gelen pencerede Son seçeği ile mail kurulumu başarı ile tamamlanır.

Sql Server 2008 Back Up

Bilişim sektöründe özelliklede yazılım sektöründe iseniz yaptığınız her işlemi yedeklemeden üzerinde oynama yapmamanız gerektiğini bilirsiniz. Kod da yapacağımız en ufak bir değişiklik bazen sistemde kurtarılamıycak hatalara sebep olabilir. Bu yüzden yapacağımız her değişiklikten önce sonra mutlaka yedek almalıyız.

Sql Server (Versiyon 2008) da Databasemizin yedeğini adım adım almayı inceliyelim:

  1. Sql Server Management Studio ‘yu açıyoruz. Yedeğini alıcağımız database dosyasının üzerine sağ tıklıyoruz. Açılan menüden Tasks /  Back Up…  seçiyoruz.

Back Up’a tıkladıktan sonra açılan pencereden dosyanın nereye back up alınmasını istediğiniz back up türünün full olup olmamasını belirleyebilirsiniz.

Back up dosyası default olarak program files klasöründe  sql server dosyasının içerisindeki server klasörünün içindeki backup klasörü içerisinde bulunur. “Ok”  butonuna tıkladıktan sonra dosyanızın yedeği alınacaktır.

YEDEĞİNİ ALDIĞIM DOSYAYI NASIL GERİ YÜKLERİM?

Yedeğini aldığınız dosyayı kendi bilgisayarımıza yada başka bir bilgisayar’a kaydetmek ve yeniden üzerinde işlem yapmak istersekte yapmanız gereken database dosyasına sağ tıklayıp Restore Database sekmesine tıklayalım ardından açılan pencerede;

Yedeğini almak istediğiniz database ile yüklemek yada restore olmasını istediğiniz database ismi aynı olmalı bu yüzden “to Database” alanına aynı ismi yazmanız gerekiyor ardından alt kısımda bulunan yedeği nereden almak isterseniz sorusuna “from device” yi işaretliyoruz ardından yan tarafta  bulunan üzerinde “…” bulunan butona tıklayıp yedeğimizin yolunu göstereceğimiz alana sayfaya yönleniyoruz. Şimdi yapmamız gereken “add” butonuna tıklamak ardından .bac dosyasının yerini göstermek. Normalde sql server dosyasının içerisindedir. Ama eğer başka bir yere kaydettiyseniz o yolu göstermeniz gerekir.

Şimdi 3 kere “ok ” butonuna tıklayarak dosyamızı veritabanımıza ekliyoruz. Şimdi yüklediğimiz dosyanın izinini almalıyız bunun için database klasörünün içerisindeki yedeğini yüklediğimiz dosyaya sağ tıklayıp properties / files / owner sekmesine tıklayıp kendi kullanıcı adımızı belirtiyoruz. Ok butonuna tıklayarak database kullanmaya başlıyoruz.

 

CSS (Cascading Style Sheets – Stil Şablonu)

CSS yani Cascading Style Sheets web sitenize ait tüm stillerinin oluşturulan tek bir css dosyası ile tanımlanmasıdır. CSS tanımlaması yaparak az zamanda az çaba harcayarak pek çok değişiklik yapabilirsiniz. Css ile sayfalarımızda kullanacağımız font, renk, font boyutu, arkaplan düzenlemeleri, satır yükseklikleri gibi bir çok farklı düzenlemeyi sadece bir kaç satır Css kodu yazarak düzenleyebiliriz.

CSS dosyalarının uzantısı .css ‘dir. CSS dosyası default olarak style.css olarak web sitelerine eklenir. Web sitenizin back up dosyalarında gördüğünüz style.css ya da .css uzantılı dosyalar web sitenize ait stil şablonlarının kodlandığı alanlardır. Web sitenize css eklemek için illaki ayrı bir css dosyası oluşturmanızı gerek yok. Farklı şekillerde de css kullanabilirsiniz.

Web sitenize css eklemenin yollarından biri de web sitenizdeki anasayfanıza yani index.php, index.html, master.page yada kullandığınız programa göre anasayfanızdaki <head>…. </head> tagları arasında
-<style type=”text/css”>
.style2
{
text-align: left;
}
.style3
{
width: 627px;
}
</style>

şeklinde de css kod tanımlamaları ekliyebilirsiniz.  Ya da daha basit bir şekilde gerekli yerlerde css dosyasını eklemeden ya da ayrı bir css stili tanımlamadan html tagının içine css kodunu gömebiliriz. Şöyle ki:

<h1 style=”font-size:25pt; color:red”>Hayata Devam… </h1>

yukarıda oluşturduğumuz <h1> başlık tagının içine ona özel font boyutunu ve rengini ayrı bir css dosyasında tanımlamadan eklemiş olduk. Bu kod ile bu <h1> tagının arasında kalan yazıların fontunu ver rengini belirtmiş olduk. Halbuki css dosyası oluşturup orada <h1> tagının özelliğini bu şekilde belirtseydik web sitemizde kullanılıcak tüm <h1> başlık taglarını 25 font büyüklüğünde ve kırmızı renkte göstericekti. Bu da bize neden css kullanmalıyız sorusunun cevabını veriyor. CSS dosyası oluşturarak ayrı ayrı sayfalar içinde kod tanımlamaları yapmak yerine tek bir dosyada parametleri ile css tanımlaması yapabiliriz. Şöyle ki:

/* Menu */

#menu {
float: left;
width: 640px;
height: 50px;
}

#menu ul {
margin: 0;
padding: 17px 0 0 20px;
list-style: none;
line-height: normal;
}

#menu li {
display: block;
float: left;
}

#menu a {
display: block;
float: left;
margin-right: 5px;
padding: 0px 15px;
text-decoration: none;
font: 14px Georgia, “Times New Roman”, Times, serif;
color: #FFFFFF;
}

#menu a:hover { text-decoration: underline; }

#menu .current_page_item a {
color: #FFFFFF;
}

yukarıdaki menüye ait css kodlarında menünün üzerine geldiğinizde menüye link verdiğinizde ya da tıkladığınızda yapılıcak her işleme ait css kendine ait bir parametre ile tanımlanmıştır.
Oluşturduğunuz css dosyasını web sitenize eklemek için  <head>……</head> tagı arasına

<link href=”style.css” rel=”stylesheet” type=”text/css” /> kodunu eklemeniz yeterli olacaktır.

Facebook Id’nizi Bulma

Id Nedir? Facebook Id Nedir? Ne İşe Yarar? Nerede Kullanılır?

Bilişim sektöründe id ürünün kimliğini yani kişilerin vatandaşlık numarası gibi o kişiye ait numarardır. Her id numarası aynı vatandaşlık numarası gibi sadece bir ürüne verilir ve o üründen başkası o id’yi kullanamaz. Elektronik ürünler de id, ürünün seri numarasıdır. Web sitelerin de id üye girişi yaptığımız kullanıcı adımızdır. Mail adreslerinde id kullandığımız mail adresidir. Alış veriş yaparken id aldığınız ürünün barkodudur. Yani id bizim kimliğimiz ayırıcı özelliğimizdir.

Bu durumda Facebook Id de facebookta oluşturduğumuz sayfanın kimliği yani ayırıcı özelliğidir. Web sitemize facebookta oluşturduğumuz sayfanın reklamını yapmak  aynı zaman da web sitemize ulaşanların buradan facebook sayfamızı görüp beğenerek facebooktaki sayfamızı beğenen sayısının artmasını da sağlayabiliriz.

Bunun için de Facebook Id numaramızı bilmemiz gerekiyor. Peki, bu Facebook Id’mizi nasıl öğrenicez ?  Öncellikle facebook  http://developers.facebook.com/tools/explorer/?method=GET&path=KullanıcıAdınız adresini kopyalayıp herhangi bir browserda adres bölümüne yazmalısınız. Sayfayı açtıktan sonra kullanıcı adı bölümüne sayfanın ismini olduğu gibi yazın. Yani sayfanın adresi http://www.facebook.com/nevzaterdag  bu şekilde ise kullanıcı adı bölümüne nevzaterdag şeklinde yazıp Göndere tıklayın.

faceid

Facebook İd’niz ve sayfanıza ait bilgiler aşağıdaki resimdeki gibi listelendi.faceid2

Facebook Id’nizi bulduktan sonra sitenizde kullandığınız alt yapıya uygun olarak sayfa URL’niz (adres çubuğunda yazan sayfanın adresi) ve Id’niz ile beraber Facebook uygulamalarını sitenize ekliyebilirsiniz.

 

 

 

 

Hyper Text Markup Language

HTML yani Hyper Text Markup Language web sayfalarının browserlarda görüntülenmesini sağlayan dildir. HTML bir dizi kodlardan oluşmaktadır. HTML deki her kod tag dediğimiz “<” ve “>” işaretlerinin arasına yazılır.  HTML kodlarını yazmak için harici programlara gerek yok. Her bilgisayarda yüklü olan notepad programını kullanarak HTML ile basit bir web sitesi yapabilirsiniz. Notepadde yazdığınız html kodlarını farklı kaydet ile .html uzantısıyla kaydetmeniz yeterlidir.

Basit bir web sayfası:

<html>

<head>

<title> Sitenin Başlığı </title>

</head>

<body>

Merhaba tüm insanlık…

</body>

</html>

Şimdi kodları adım adım açıklamaya geçersek:

<html> ….. </html> : html tagı her web sayfasında olması gereken taglardır. Tüm web sayfaları bu tag ila başlayıp bu tag ile biter.

<head> ….. </head> : web sayfasının temel özelliklerinin bulunduğu koddur. Yani sayfa başlığı, link özellikleri, yazı karakter özellikleri vb. Özellikler bu kodun içine yazılır. Bu tagın yorum aralığı içinde <meta> tagı da yer almaktadır. Bu tag siteyi tarayıcıya ve arama motorlarına tanıtmak için kullanılır. Bu tag ile ilgili detaylı bilgileri daha sonra ayrı bir yazı ile anlatıcam.

<title> ….. </title> : tarayıcının başlık çubuğunda görüntülenen web sayfasının başlığı yazılır.

<body> …. </body> : Web sayfası içerisinde görüntülenmesini istediğimiz herşey body tagı arasına yazılır.

Notepade yukarıdaki şekilde yazdığımız html kodlarını farklı kaydet ile  .html  yada  .htm uzantısı ile kaydediyoruz. Dosyayı kaydettiğimiz yere gidip üzerine çift tıklıyoruz karşımızda ilk html web sitemiz hadi vatana millete hayırlı olsun..

Sosyal Medyada Var Olmak !

handan-erdag-2-sosyal-medya-da-olmakFacebook, twitter, friendfeed ve benzeri popüler sosyal medyalarda ve linkedin, xing gibi business network bağlantıları oluşturarak yönetebileceğimiz platformlarda kendimize profil oluşturarak sanal dünyada var olabiliriz.

İnternette oluşturacağımız profil bilgilerimizle tanıdığımız, tanımadığımız; aynı meslek grubuna dahil olduğumuz; ortak arkadaşlarımız vasıtası ile eklediğimiz insanlarla kendi ağlarımızı kurup bilgi paylaşımında bulunabiliriz.

Kendi bağlantı ağlarımızı oluşturup yönetmek için öncelikle geçerli bir hotmail, gmail, yahoo yâda başka bir mail hesabı oluşturmalıyız. Daha sonra oluşturduğumuz bu mail hesabıyla öncelikle facebook, twitter gibi sosyal içerikli sitelere daha sonra da linkedin, xing gibi daha A+ ve ciddi siteler olan iş bağlantıları oluşturabileceğimiz sitelerde kendi adımıza hesap oluşturmalıyız. Profilimizi oluştururken mutlaka güncel bilgilerimizi eklemeliyiz. Oluşturduğunuz hesabınıza 20 yıl önceki gençlik resminizi eklemek yada olmadığınız biri gibi sahte hesaplar oluşturmak yerine kendinizle ilgili gerçek bilgilerinizi girerek profil oluşturmalısınız. Ancak bunu yaparken kendinizle ilgili tüm kişisel bilgileri sanal alemde cümle aleme ilan edin demiyorum. Mutlaka oluşturduğunuz hesapların güvenlik  ayarlarını yapın. Paylaştığınız bilgilerinizi, videoları, resimleri ve sizin hakkınızdaki diğer tüm ayrıntıları yalnızca arkadaşlarınız ya da sizin belirlediğiniz gruptaki insanlar görebilsin. Profilinizi her açan insan sizin tüm bilgilerinize ulaşamasın.

Geçerli bir mail adresi aldınız. Facebook, twitter, linkedin, xing … vb sitelerde profilde oluşturdunuz. Güvenlik ayarlarınızı da yaptınız. Peki şimdi ne yapacaksınız?

Öncelikle oluşturduğunuz hesaplarınızın aktif olarak kullanılması çok önemli. Eğer Google arama motorunda yâda diğer arama motorlarında kendinize ait bir siteniz olmadığı halde arama yapıldığın da isminizin ilk sıralarda gelmesini istiyorsanız oluşturduğunuz profilinizin mutlaka güncel ve aktif olması gerekiyor. Twitter da yanlıca hesap oluşturup hiç tweet atmadan durursanız bu pasif bir hesap olur ve acilen hesabınızı aktif hale getirmeniz gerekir. Peki bunu nasıl yapacaksınız? Şöyle ki işin zor kısmını siteye üye olup profilinizi düzenleyerek önceden halletmiştiniz zaten. Şimdi geriye sadece sosyal medyayı nasıl kullanmanız gerektiği ile ilgili püf noktaları öğrenmeniz kalıyor.

Oluşturduğunuz hesaplarınıza arkadaşlarınızı, ailenizi, tanıdıklarınızı, arkadaşlarınıza arkadaşlık isteği gönderin; ünlüleri, politikacıları, sanatçıları, sevdiğiniz yazarı ve aklınıza kim gelirse ilgi alanınız olan konularla ilgili sayfaları beğenin. İlginizi çeken sayfalarda paylaşımlarda bulunun. Bu sayfalara arkadaş listenizi davet edin. Kısaca kendi ağınızdaki insanlarla etkileşimli ilişkiler kurun. Bu paylaşımlar sayesinde uzaktan tanıdığınız biriyle aynı mekânlara gittiğinizi, aynı yazarları okuduğunuzu ve başka ortak paydalarınız olduğunu görüp hem sosyal hem de profesyonel iş hayatınızda bu kişiyle çalışmaya ya da ortak bir paylaşımda bulunmaya hazırlanabilirsiniz.

Linkedin, xing gibi profesyonel iş hayatından insanlarla bağlantılar oluşturduğunuz sitelerde aynı meslek grubundan kişilerle fikir alış – verişi yapıp, seminer eğitim sempozyum gibi olaylardan haberdar olabilir, güncel konularda haftalık makaleler ve yazıları okuyabilir hatta kendi yazdıklarınızı paylaşabilirsiniz. Facebook, twitter gibi sosyal medya sitelerinde de resimlerinizi, videolarınızı kısaca listenizde ekli insanlarla paylaşmak istediğiniz her şeyi paylaşabilirsiniz.

Bu arada sosyal medyayı kullanın derken size an be an her bulunduğunuz yerin koordinatlarını, resimlerini çekip bizimle paylaşın demiyorum. Daha çok sabah işe giderken başınıza gelen ilginç bir olayı, gün içinde sizi güldüren bir olayı ya da rutinlikten uzak bir şey yaptığınız zaman bunu arkadaş listenizle paylaşın. Saniye saniye attığınız her adımı sosyal medyada paylaşmanız bilgi paylaşımından çok bilgi kirliliğine neden oluyor. Geçen gün bir arkadaşımın bir sosyal medya sitesine yüklediği buzdolabının resminin altına yazdığı ‘sizce ne yesem? ‘ şeklinde bir soru görünce önce şaşırdım daha sonra resme yapılan yorumları görüp gülümsedim. Türk halkı olarak yeniliklere çok çabuk alışamasak da alıştıktan sonrada kopmamız pek mümkün olmuyor. Geldiğimiz son noktada ailecek yapılan ziyaretlerde ya da bir toplukta facebook üzerinden gönderdiği arkadaşlık isteğini kabul etmediğiniz için babanınızın kuzeninin 3. göbekten arkadaşının kan kardeşi tarafından dışlanabilir ve sanal alemde hor görülebilirsiniz. Siz siz olun kimin arkadaşlık istediğini kabul edip reddettiğinize dikkat edin.

Unutmayın paylaşılan bilgi değerlidir. Ancak güvenlik ayarlarını yaptıktan sonra paylaşılan bilgi daha da değerlidir.