Çarşamba , Nisan 29 2026
En Taze Makaleler

Teknolojinin Hayatımızdaki Yeri ve Önemi

90’lı yıllarda hayatımıza girmeye başlayan ilk bilgisayar ile teknolojiye alışmaya çalışırken 2000’li yıllarda teknolojide tüm Dünya ile beraber devir atladık.  Teknoloji hayatımızın her alanında yer almaya başladıkça gelişen teknoloji ile beraber birden fazla alternatif ve model ürünlere kolayca sahip olmaya başladık.

Günümüzde toplumun herkesimin den insanlar bir yâda daha fazla bilgisayara, cep telefonuna ve internete sahip. Elimizde bulundurduğumuz imkânlarla okulda, işyerlerinde, evde ve sosyal hayatımızda istediğimiz her türlü bilgiye ve daha fazlasına kolayca sahip olabiliyoruz. Günlük alışverişimizi, yemeğimizi, kılık kıyafetimizi ve her türlü ihtiyacımızı internet üzerinden sipariş vererek kapımıza kadar getirtebiliyoruz. Bizim için bu işlemleri yapmak nefes alıp vermek kadar doğal ve kolay bir olay haline geldi.

Evet, teknoloji günden güne gelişiyor ve hayatımızda yeni bir sayfa açıyor. Ancak bu gelişmeler hayatımızı kolaylaştırdığı gibi hayatımızı bir monotonluğa da sürüklemiyor mu?  Her şeyin elimizin altında olması, istediğimiz her şeye bu kadar kolay sahip olmak değer yargılarımızın da azalmasına neden olmuyor mu?

Eskiden ailemizle, arkadaşlarımızla görüşüp, hayatımızda olan biten olayları anlatırken artık sosyal medya üzerinden tanıdığımız tanımadığımız tüm insanların özel hayatlarını, mutluluklarını, hüzünlerini paylaşabiliyoruz.  Teknoloji günden güne gelişirken insanları da kendi içinde bir girdaba sürükledi.  İnsanların sesini duyup onların ruh halini anlamak yerine duvarlarına yazdıkları yazılardan onları takip edip, beğendiğimiz müzik ve resimlerde onları etiketleyerek haberdar eder hale geldik. Birbirimizi yüz yüze fazla tanımazken tüm hayatımızı internet üzerinden birbirimizle paylaştığımız sanal bir dünyaya adım attık.

Günümüzde yeni moda haline gelen e-kitaplar sayesinde bir kitabı elimize alıp onun kokusunu, mürekkebini, sayfalarını parmaklarımız da hissederek okumak yerine telefonlarımızdan, tabletlerimizden ya da bilgisayarlarımızdan kitapları okur hale geldik.

Bilişim sektöründe çalışan biri olarak teknolojik gelişmelere duyarsız kalamazken bir yandan da insanların teknolojiye bu kadar bağımlı hale gelmelerini üzülerek izliyorum. İnsanların işlerini yapmaları için ilada bilgisayara yâda internete gereksinimleri olmamalı. İşler internet olmadan da yürüyebilmeli. Teknoloji hayatımızı kontrol etmemeli biz teknolojiyi kontrol etmeliyiz. Bunun içinde bizim için tüm önemli bilgileri insan yapımı makinelerde muhafaza etmek yerine Allahın bize verdiği aklımızı kullanarak muhafaza etmeliyiz. İnsan mükemmel bir yaratılışa sahiptir ve hiçbir makine insandaki bu mükemmelliğe sahip değildir. Her yeni çıkan teknolojik ürün bir önceki teknolojinin eksikliğini gidermek için piyasaya sürülür.

Benim insanlara naçizane önerim teknolojiye duyarsız kalmayın ancak teknolojinin de hayatınızın merkezi haline gelmesine izin vermeyin.

Sevgili Okuyucu, bak bu makalede ilgini çekebilir.

Eyvah, Bilgisayarımda D Diski YOK !

Bundan 3 vakit önce niyet ettim yeni bir bilgisayar almaya. Piyasa araştırması yapıp alacağım bilgisayara …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Fazla kilolardan mı şikayetçisiniz? O halde neden mide küçültme ameliyatı nı denemiyorsunuz. mide küçültme ameliyatı, zayıflamak isteyenler için kesin bir çözüm sunuyor. Üstelik çok kısa bir süre içersinde hayal ettiğiniz kilolara kavuşabilirsiniz.
Caminin önünde ve iki yanında geniş cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir. İç avluya, biri cepheden ikisi yandan olmak üzere herbiri merdivenli 3 kapıdan girilmektedir. Bu kapılarla dış avlunun cümle kapısı, ozamana kadar benzeri görülmemiş bronz kapılardır. Kubbeden aşağı doğru indikçe mekan yayılmaktadır. Bu piramidel yükselme ve yayılma sonucunda göz yanlara ve yukarıya doğru aynı mesafelere ulaşmaktadır. Bu özelliklerden dolayı, mekanın neresinde olursanız olun, bütün mekana hakim görüş sağlarsınız. Kubbe yaklaşık olarak 43 metre yükseklikte ve köşeleri pandantifle doldurulmuş 4 muazzam kemer üzerine oturtulmaktadır. Caminin su basmanı üzerinde olması ve kubbe yüksekliği nedeniyle pencereleri oldukça fazladır. Böylece caminin içini süsleyen binlerce çini ve kalem işleri tatlı ışık altında görülmektedir. Caminin içindeki en önemli unsur, ince işçilikle yontulmuş mermerden yapılma mihraptır. Bitişik duvarları, seramik çinilerle kaplanmıştır fakat çevresindeki çok sayıdaki pencere onu daha az ihtişamlı gösterir. Mihrabın sağında, Caminin en kalabalık halinde dahi olsa, herkesin imamı rahatça duyabileceği şekilde dekore edilmiş mimber bulunur. Caminin içi her katında alçak düzeyde olmak üzere 50 farklı lale deseninden üretilmiş 20binden fazla çini ile döşenmiştir. Alt seviyelerdeki çiniler, geleneksel galerideki çinilerin desenleri çiçekler meyveler ve servilerle gösterişli ve ihtişamlıdır.