En Taze Makaleler

Monthly Archives: Mart 2014

Bilişim Sektöründe Kadın Olmak!

20Bilişim sektörün de kadın olmak her sektör de kadın olmak kadar zor. Ancak erkeklerin egemen olduğu bu alan da kadınların belli yerlere gelmeleri hem karşı cinsleri hem de hem cinsleri tarafından zor kabul edilen bir durum. Halbuki burada her türlü acıya katlanabilen, zorluklar karşısında mücadele ruhuna sahip, farklı açılardan olayları değerlendirebilen bir canlıdan, kadından bahsediyoruz. Kendi canından can doğurabilen kadının insan yapımı 0 ve 1’lerden oluşan bilgisayarı anlayıp çözmesi çok da zor olmasa gerek ki bilişim sektöründe ufak bir inceleme de yaparsanız bu alanda kadınların ne kadar başarılı olduğunu görebilirsiniz.

Bilişim sektörün de kadınların daha çok grafik, web tasarım, yöneticilik gibi bilişimin temiz tarafın da olabileceğine inanan birçok profesyonel bilişimci var ki bunlar tabi ki yanılıyorlar. Kadınlar her ne kadar içgüdüsel olarak  tasarım ve görsel işlere yatkın olsalar da işin sadece vitrin tarafına değil mutfağında da gayet başarılı bir şekilde yer alabilmektedirler. Özellikle de yazılım, proje uzmanlığı, network uzmanlığı, siber güvenlik ve bilişimin tüm alanların da en ez erkekler kadar başarılı olabilirler ki itiraf ediyorum yazılım ve tasarım işlerindense beni işin teknik tarafı, bilgisayarı parçalamak, kablolar ile oynamak daha fazla çekiyor (İşin teknik boyutu ile hiç ilgilenmemiş olanlar beni #anlayamazsınız ). Ancak bilişimci kadınları bilişimci erkeklerden ayıran en büyük özellik kadınların hayatta birden fazla rolünün olmasıdır. Bilişimci bir erkek hayatının her evresinde kendini geliştirmeye çalışırken; kadın evlenince eş, çocuk doğurunca da anne rolleri ile beraber bilişimciliği sürdürmeye devam eder. Bu yüzden de bilişimci kadınlar bir süre sonra onların için asıl önemli olan konulara odaklanıp işi işte bırakmayı öğreniyorlar. Bilişimcilerin de gayet iyi bildiği gibi de bu durum evlenince meslekten soğudu, hevesi kaçtı gibi yorumlara sebep oluyor.

Kadınlara karşı yapılan tüm bu önyargı ve eleştiriler her ne kadar haksız olsa da madalyonun birde öteki yüzü var ki buda bazı hem cinslerimin maalesef ki yapılan eleştiri ve önyargıları kanıtlayan davranışlar sergilemesi. Şöyle ki evlenir evlenmez mesleği bırakanlar, hem iş hem eş ağır geldi deyip fazla sorumluluktan yakınanlar ya da daha da kötüsü iş yerinde bilgi ve kişilik yerine dişiliğini konuşturanlar hem cinslerine en büyük darbeyi vuranlardır. Özellikle de dişiliğini kullanan kişiliksiz bilişimci kadınlar nedeni ile bilişim sektöründe başarı sağlayan birçok kadın erkeklerin farklı ima ve dedikodularına maruz kalmaktadır.

Tüm bu sorunların dışında bir de bilişim sektörün de çalışan kadınların ve de birçok bilişimci erkeğinde başlıca sorunlarını şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Fazla mesai ve çalışma saatlerinin belli olmaması
  • Belirsiz ücretler
  • Yükselme ihtimalinin olmaması
  • Gelecek belirsizliği
  • Sorumlulukların belirsizliği
  • Aşırı yoğun tempo ve sosyal hayata zaman kalmaması
  • Sürekli bilgilerini ve kendini yenilemek zorunda olması
  • Uygulanan sansür ve yasaklamalar
  • Cinsiyet ayrımcılığının yapılması ve kadınların mobbinge uğraması
  • Erkeklerin kadınları ciddiye almaması

Ancak unutmamız gerekir ki hangi sektörde çalışırsak çalışalım önümüze her zaman bu tarz sorunlar gelebilir. Burada önemli olan tüm bu olumsuzluklara rağmen bu işi gerçekten yapıp yapmamaya karar verebilmektir. Ayrıca bilişim sektöründe kadınlar diğer sektörlere göre daha da rahat edebilirler. Bilişim sektöründe çalışmanın kadınlara getirdiği avantajlar:

  • Esnek çalışma saatleri ( sabah erken kalmanıza gerek kalmaya bilir)
  • İşinizi sadece masa başın da değil 7 / 24 her yerde yapabilme özgürlüğü
  • Yaptığınız işte uzman olduktan sonra yüksek ücret talep edebilme
  • Havalı teknik terimleri (jargona) sahip olmak
  • Kullandığınız programlar kendini güncelledikçe bilginizi yenileme ve kendinizi sürekli güncelleme imkanı bulmak.

Elektronik İmza Bağlantı Hatası

Günümüz de artık belli işlemler için şart olan e-imzanızı alıp kurulumunuzu yaptınız. Sorunsuz bir şekilde kullandığınız e-imzanızın bir gün bilgisayarınızı açtığınız da çalışmaması halinde nasıl bir yol izlersiniz ?

Öncelikle elektronik imzanızın yazılımını güncellemeyi deneyebilirsiniz. Bunun için http://www.e-guven.com/YardimMasasi.aspx adresinden kullandığınız tokenı (elektronik imzanız ile aynı cihazı) seçip, bilgisayarınızın işletim sistemine ait yazılımı kurmalısınız.  Örneğin: beyaz token kullanıyorsanız resim de ki gibi tokenı seçip işletim siteminize uygun olanı yüklemelisiniz. İşletim sisteminize göre yazılım yükledikten sonra eimzanıza ait kart seçimini yapıp o yazılımı bilgisayarınıza indiriniz.
Resim1

Yazılımları indirip elektronik imzanızı tekrar çalıştırmaya çalıştığınızda yine hata alıyorsanız eğer elektronik imza için gerekli olan java yazılımını güncellemeniz gerekli. Bunun için de Denetim Masası / Java / Security güvenlik ayarını medium yapıyoruz.

eimza2

Eğer tekrar çalışmaz ise Denetim Masasından Program Ekle / Kaldırdan java nın eski versiyonu var ise kaldırıyoruz.

Tüm bunları yapmanıza rağmen elektronik imzanız çalışmaz ise e -imzanızı aldığınız kurumdan teknik destek alabilir ya da bu konuda uzman olan kişilerden uzaktan bağlantı ile size yol göstermesini isteyebilirsiniz.

 

Eyvah Ben Teknoloji Bağımlısıyım !!!

187’den 70’e artık pek çoğumuz teknoloji bağımlısı olduk. Etrafımız teknolojiden uzak duramayanlar ile örüldü.  Sabahtan akşama sokaklarda oyunlar oynayan çocuklardan; sokak da oyun oynamayı bilmeyen, bilseler bile 10 dakika oynama ile hemen mikrop kapıp hasta olan bu yüzden de dört duvar arasında teknolojiye itilen çocuklar haline gelen genç bir nesil var. Benim çocukluğumdan bu yana Dünya çok mu kirlendi? Yoksa teknoloji çok fazla hayatımızın her anını doldurup bizi yalnızlaştırdı mı? Neden ve nasıl bu hale geldik?  Bu soruları ne kadar çoğaltırsak çoğaltalım çoğumuzun yanıtı benzer. Ancak çoğumuzun bu sorulara verdiği yanıtlar aynı olmasına rağmen sorunun çözümüne dair yaptığımız pek bir şey yok.

Artık yaşadığımız tüm anlar sadece bizim değil. Bizi takip eden tüm takipçilerimizin de. Sanal takipçilerimiz de bizimle beraber o anları saniye saniye yaşıyorlar.

Düşünün Pazar sabahı kalkıp aileniz ile kahvaltı yapıyorsunuz. Her zaman ki kahvaltınız olmasına rağmen hemen tabağınızı süsleyip püsleyip Pazar kahvaltım şeklinde etiketleyip instagrama atıyorsunuz. Kahvaltıdan sonra arkadaşlarınız ile dışarı çıktınız. Hemen bir check-in ard arda çekilen fotoğraflardan kolaj bir resim hazırlayıp facebooka attınız. Akşam eve geldiniz. Evde her zamankinden farklı bir yemek yapılmış. Hemen bunun da resmini çekip instagrama 40 ayrı etiket ile atılır. Öğlen görüşülen arkadaşlar ile whatsaap da bir grup açılıp günün kritiğini yaptınız. Final bölümünde de twitter da birkaç twitcan ile kavga edip, hayatınız günlük gülistan olduğu halde twitter da depresif ve melodram yüklü hayatın sillesini yemiş şeklinde tweetler attınız. Ve günün tüm sosyal medya hareketlerini tamamlamış oldunuz.

Hadi itiraf edin bu yukarıda yazılanları okurken hepiniz ya kendinize ya da çevreniz de ki teknoloji bağımlılarından bir kareyi gözünüzün önünde canlandırdınız.   Bir bağımlı olarak sizleri çok iyi anlıyorum. Ancak bir bağımlılık ile mücadele etmenin ilk adımı önce bağımlılığınız olduğunu kabul edip bu bağımlılıktan kurtulmaya hazır olmaktır.

Aşağıdaki bağımlılık belirtilerinden 5 ya da 5 taneden fazlası sizde de varsa geçmiş olsun sizde teknoloji bağımlıları kervanına katılmışsınız demektir.

  1. Sabah kalkar kalkmaz elinizi yüzünüzü dahi yıkamadan telefonunuzdan sosyal medya hesaplarınızı kontrol ediyorsanız,
  2.  Twitter da günün hastagleri ile ilgili paylaşım yapmadan duramıyorsanız,
  3. İnstagram da eklediğiniz resme sırf beğeni sayınız artsın diye ekstradan 10 – 15 Türkçe  ve İngilizce etiketler ekliyorsanız,
  4. Gittiğiniz, oturduğunuz her yerde garson gelmeden check-in yapıyorsanız,
  5. Facebook da eklediğiniz resimler, durumlar ve tüm paylaşımlar beğenildikçe mutlu oluyorsanız,
  6. Sadece 1 gün boyu sosyal medyaya girmeden, paylaşım yapmadan duramıyorsanız,
  7.  Hiçbir anlamı olmasa dahi sırf gündem ile ilgili ve beğeni ya da tepki alacağınızı bildiğiniz halde durum paylaşımı yapıyorsanız,
  8. Normal insanların uyuduğu saatlerde uyumayıp sosyal medya da zaman geçirip, sonrada zeki insanlar daha az uyur diye kendinizi kandırıyorsanız,
  9. Günlük hayat içinde gördüğünüz farklı ya da hayatın içinden bir kareyi hemen fotoğraflayıp sosyal medyada paylaşma isteği duyuyorsanız,
  10. Bir sohbet esnasında karşınızda ki insandan çok sosyal medya da ki kişi ve kişilerin söyledikleri sözleri takip ediyorsanız,
  11. Yeni çıkan bir teknolojik ürünü ihtiyacınız olmamasına rağmen almak istiyorsanız,
  12. 3 ay önce aldığınız teknolojik ürününüz yeni bir modeli çıkınca birden bire gözünüze işe yaramaz, ağır ve bozuk geliyorsa,
  13. Mesleğiniz ile alakası olmadığı halde teknolojiyi çok yakından takip edip, model numaraları ve fiyatları ile ilgili tüm bilgileri aklınız da tutuyorsanız,
  14. Gördüğünüz her türlü teknolojik ürünü satın alma ihtiyacı duyuyorsanız,
  15. Elektrikler kesilip teknolojiden uzak kaldığınız anlarda kendinizi kötü hissediyorsanız

Üzgünüm ama siz bağımlısınız ve hemen bu bağımlılığı tedavi etmeye yönelik bir adım atmalısınız.

Benim naçizane önerim size teknoloji detoksu yapmanız. Yani hayatınızı tüm gereksiz teknolojilerden ve sosyal paylaşımlardan arındırıp sadece kendiniz ve o anı paylaşmak istediğiniz insanlarla yüz yüze paylaşımlarda bulunmanız.

Elbette kendinizi tamamen teknolojiden soyutlamanız bu devirde beklenemez ama ihtiyacınız olmayan teknolojileri satın almayıp, sürekli sosyal etkileşimde bulunmayarak kendinizi bu bağımlılık dan arındırabilir hatta bağımlılığınızı kontrol altına alabilirsiniz.

Unutmayın  “Kafeste doğan kuşlar uçmayı hastalık zannederler”. Biz teknoloji bağımlıları da hayatımızı dolduran teknoloji olmadan yaşamayı hastalık zannetmeden hayatı yaşamaya başlamalıyız.