Perşembe , Mayıs 23 2019
En Taze Makaleler

Daily Archives: 12 Mayıs 2019

Eyvah, Annem Kanser Oldu !!!

Bugün Anneler Günü. Biricik annelerimizin günü. Yıllardır geleneksel hale gelen annemle anneler günü kahvaltımızı bu yıl ramazan dolayısıyla yapamadık. İlaç kullandığı için oruç tutamamasına rağmen annem ramazanda insanlar oruçlu iken ben kahvaltı yapamam diyerek kahvaltımızı ramazandan sonraki bir tarihe attı 🙂

İşte bu kadar duyarlı, diğer insanların değerlerine saygılı bu kuvvetli kadın benim ANNEM her 8 kadından birinin savaştığı meme kanserine yakalandı. Ancak inançlı ve vakur duruşu ile ahlanıp vahlanmak yerine kansere nanik yaparak hastalık ile sonuna kadar mücadele etti; etmeye de devam edecek. Kim korkar hain kanserden 😉

Annemin inancı, soğukkanlılığı ile bizim gibi bu hastalıkla savaşan insanlara örnek olması için hikayemizi adım adım yazmak istiyorum.

2016 yılında ağır bir sedef hastalığı geçiren annem bu zamana kadar düzenli kontrollerini yaptıran mamografi, ultrason çektiren bir kadındı. Ancak hastalık ve ardından ablamın evlenmesi, benim sözlenmem nedeni ile doktor kontrollerini ihmal etti. Ama Allah’ın işi kız kardeşimle bir gün balkonda oturup yürüyüş yapan annemi izlerken annemin gögüslerinde ki kistleri aldırıp hazır ameliyat olurken de ufak bir estetik müdahale yaptırmaya karar verdik. Ben annem gelene kadar tanıdık doktorumuza yazıp annem için randevu aldım. Annem geldiğinde de durumu anlatıp bir kaç gün sonra doktora birlikte gittik. Doktorumuz ameliyat için önce yapılması gereken tahliller olduğunu söyledi. Tahlillerimizi ultrason, kan tahlili, mr çektirip tekrar doktora gittik. MR sonucunda doktor sağ gögüste bir kitle olduğunu ameliyattan önce biyopsi yapılmasını önerdiğini rapora yazmıştı. Doktorumuzda diğer doktorun görüşü yönünde bir karar verip biyopsiyi önerdi. Bunun üzerinde başka ve doktorlarının hepsinin profesör olduğu bir hastaneden randevu alıp tekrar annemle hastaneye gittik. Burada annemin daha önce ki X hastanesinde çekilen mr, ultrason sonuçlarını gören Gögüs Hastalıkları Cerrahı doktoru kendinizi en kötüsüne hazırlayın meme kanseri görünüyor dedi. Bunu duyunca annemin bana ilk söylediği şey

“Hasta olmak değilde önümüzde hayır işimiz vardı şimdi nasıl olacak?”

idi. Ancak bu hastanede tekrar çekilen mr, ultrason, ilaçlı mr sonucunda doktorlar bunun basit bir kist olduğuna, biyopsi gerekmediğine korkulacak herhangi bir şey olmadığına karar verdiler. Bu sonuçlarla bizde 4 Ekim 2018 tarihinde annemin ufacık, tefecik ameliyatını yaptırdık.

1 gün hastanede yatan annem 5 Ekim’de eve çıktı. Herşey harika gidiyordu ki 11 Ekim 2018 tarihinde annem sabah kalktığında çok yorgun uyandı. Bir iki saat sonra nefes alırken bile canı yanmaya başladı. Hemen doktorumuza gittik oda bizi acilen tam teşekküllü bir hastaneye gönderdi. Anneme bir ilaçlı mr daha çekildi. 12 Ekim’de çıkan mr sonuçları ile annemin cigerlerine kan pıhtısı attığını öğrendik. Doktorlar en az 6 ay süreyle kullanması için kan sıvılaştırıcı iğne yazdı. İlk bir hafta sağlık ocağında, hastanelerde yaptırdığımız iğneyi daha sonra hemşirelerden yapmayı öğrenip annemin iğnesini evde yapmaya başladık.

Herşey olağan haline dönmüş ilerliyordu ki annemin ameliyat sonrası pataloji raporu çıktı.  15 Ekim 2019 günü doktorumuz beni aradı ve Dünya’nın en saçma telefon konuşmasını yaptık:

-Handan’cım annenin pataloji sonucunda kanser çıktı.

-Tamam kesin mi?

– Evet istersen tanıdığım iyi bir onkolog var size önerebilirim

-Tabi olabilir ben size döneyim.

-Handan beni anladın değil mi? Kanser annen!

-Evet evet anladım. Tamam o zaman ben size haber veririm. İyi Günler

telefonu kapattım. Bilgisayarda yaptığım işimi yapmaya devam ettim. Doktor bir iki dakika sonra tekrar aradı. Adam benim durumu idrak edememediğime o kadar inanmış ki bir iki dakika sonra tekrar arayıp anladığımdan emin olmak istedi. Halbuki ben durumu idrak etmenin haricinde düşünüyorum bunu ilk anneme mi desem kime desem ? Şok bölümünü atlatıp eylem bölümüne geçince soğukkanlı olunca herşey biranda gelişti.

Babamın arkadaşı meme kanseri konusunda Türkiye’nin en iyi cerrahlarından Prof Dr. Cem Gezen annemin dosyasını devraldı. Cem amca anneme meme kanserini ve hastalığın süreçlerini tane tane onu korkutmadan çok güzel anlattı. 24 Ekim 2018 tarihinde annemi tekrar ameliyat etti. Kan sıvılaştırıcı iğne kullanması ve 20 gün ara ile ikinci ameliyatı olması riskli bir durum olsada işin uzmanı doktorumuz bu durumun üstesinden geldi.

Zor bir ameliyata giren annem evden çıkmadan namazını kılıp, Yasini’ni okudu. Ameliyata girmeden öncede bize “ablanız yemek yemedi ona yemek yedirin birbirinizi üzmeyin” dedi. Bu kadın çooook tatlı yaa 🙂

İkinci ameliyatta sağ meme ve koltuk altı lenf bezleri alındı. 1 gün hastanede kaldık ve annemin ısrarı üzerine eve çıktık.

Bir aylık vücudun kendini toplaması dinlenmesinden sonra Onkolog Başak Bala Öven Hanım ile kaldığımız yerden mücadeleye devam ettik 🙂

Önce 21 günlük aralıklarla 6 seans kemoterapiye başladık. 3. kemoterapiye taraf saçları avuç avuç dökülen anniskom ile kuaföre gidip Rock star olduk 🙂

Tüm yüklerimizden ve fazlalıklarımızdan kurtulduktan sonra kemoterapi sonrası 25 gün radyoterapi ışın tedavimize başladık.

Radyoterapi tedavisinde oradakilere kolaylık olsun ve kendi farkını göstermek için annem 5 günün imzasını sağa, 5 günü sola, 5 günü ortaya atarak hastahanedeki kadın personele yaptığı şirinliklerle herkesi kendine hayran bıraktı.

Kemoterapimiz ve radyoterapimiz bitti. Şimdi düzenli kontroller ve stressiz bir hayat ile kanserle mücadelemizi devam ettiriyoruz.

Peki, annemin bu süreci güzel ve pozitif atlatması için bizler ve tabi ki annem neler yaptı?

Öncelikle negatif insanlar, düşünceler, sohbetler kesinlikle evimizde yasak.

Tedavi aşamasında radyasyon olduğu için cep telefonu ve telefonlar annemden uzaktı. Sadece arada instagramda komik hesaplara ve yemek tariflerine baktı.

Acıklı, dram dizileri, filmleri, haberler yasak.

Evimize misafir gelirse onlarla uzun süre aynı ortamda bulunması yasak. Misafir geldiğinde de kolonya yerine antiseptik ile onları dezenfekte ettik.

Misafirlerin anneme yaklaşması sarılması, öpmesi yasak.

Grip ve soğuk algınlığının yüksek olduğu bir dönemde mücadele ettiği için insanlarla olan teması biz çok sınırlandırdık.

Benim size tavsiyem bu tavırlardan dolayı 3. kişiler size kırılıcak ya da trip atacaksa bırakın kırılsınlar. Önemli olan sizin hastanızın hayatı geri kalan insanlar bunu anlayamıyorlarsa bırakın hayatınızdan çıkıp gitsinler.

Annem gibi inançlı olan insanlar için, bu tarz hastalıklar Allah’ın onlara bir sınavı. Dolayısıyla kişisel fikrim inançlı olan insanlar, bu tarz hastalıkları çok daha kolay atlatıyorlar. O yüzden sizde hastanıza onu hayata tutacak bir sebep bir amaç verin.

Annelerimizin kıymetini senede bir kez hediye alarak bilmeyin, onları 365 gün hatırlayın, sevdiğinizi söyleyin, anne, babalarınız ve tüm sevdiklerinizle kendinize anılar biriktirin. Bu hayatta as olan güzel anılar, hatıralar biriktirebilmek. Başta kendi annem olmak üzere bugün tüm annelerin anneler gününü tüm kalbimle kutluyorum. Annem ben seni bir gün değil her gün 7 / 24 çooook seviyorum 🙂